AKP ile PKK arasındaki müzakereleri kamuoyuna duyurunca ‘şerefsizlik’ ithamına maruz kalan Bahçeli, ağır konuştu...
Öfke nöbetine girmişti
BaŞbakan’ın PKK ile müzakere itirafına MHP lideri Bahçeli’nin tepkisi ağır oldu: Gerçeği halka açıkladığımızda Başbakan öfke nöbetlerine girip bizi şerefsizlikle suçlamıştı. Şimdi her şey netleştiğine göre görüşmeleri hangi şeref ve siyasi namusla açıklayacak!
Alçalmanın izahı var
ErdoĞan şereften ne anlıyor? Şerefsizlik bundan böyle kimin boynunda asılı duracak ve kimin sıfatı olacak? Bize şerefsiz diyerek küstahça hakaret eden Başbakan, kalan yıllarında şereften nasıl bahsedecek ve bu alçalmayı nasıl izah edecek?
Şerefsizlik kimin sıfatı!
Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’a ağır sözlerle yüklendi: Bizi şerefsizlikle suçlamıştı. Şimdi her şey netleştiğine göre, şerefsizlik bundan böyle kimin boynunda asılı duracak ve kimin sıfatı olacaktır?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anadolu Gösteri Merkezi'nde milletvekili adayları takdim toplantısında konuştu.. Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları: Yine diyoruz ki kimse yanılıp hayale kapılmasın, küresel destekçilerden bir şey beklemesin. Bir başımıza da kalsak hepsiyle başa çıkarız. Heposinin sırtını yere sereriz. Enselerine Türk milletinin şamarını peş peşe indiririz. Çaldıran'daki Yavuz, Mohaç'taki Kanuni oluruz. Bayrağı bırakmayız. Vatanımızdan vazgeçmeyiz. Türk'ü bir başına asla terk etmeyiz.
Yaklaşık 7 ay önce başlattığımız seçim çalışmalarımız bu irademizi sayısız örnekleriyle doludur. Geride kalan aylar içinde mensubiyetinden şeref duyduğumuz aziz milletimizle hep iç içe olduk, dertleştik. Sorunların mutlaka giderileceğini söyledik. MHP varsa göz yaşına gerek olmadığını söyledik.
Geçmişte ve özellikle günümüzde, insanlığın toplumsal ve fizikî haritasını şekillendiren temel dinamiklerin başında gelen milliyetçilik duygusu ve bu duygunun ruh verdiği milliyetçilik hareketleri, 21. yüzyılda da etkinliğini arttırarak sürdürecektir.
Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği, ekonomilerin ve kültürlerin dünyanın her tarafına en kısa zamanda ulaştığı, maddî gelişmenin mânevî gelişmeyle çeliştiği, hatta çatıştığı şu içinde yaşadığımız bilgi çağında, milletler mücâdelesi yeni boyutlar ve farklı çehreler kazanmıştır.
Bir tarafta ışık hızıyla dünyayı dolaşan sermaye ve bilgi gücü, diğer tarafta karnını doyurabilmek için iş arayan hantal ve durağan kas (emek) gücü. Yine bir tarafta, iç pazarın dış pazara, dış pazarın da iç pazara dönüştüğü küreselleşen dünya ekonomisi ve emperyalist kültür, diğer tarafta kendi içine dönerek yöreselleşen, varlığını ve kimliğini koruma telâşına düşmüş tedirgin, huzursuz büyük bir çoğunluk...
Eski ABD elçisi Jeffrey’nin cemaatin Türkiye’deki rolüne ilişkin kriptosu yayımlandı..
Doktorlar greve gidiyorMHP'li başkan gözaltında !21'den sonra smear testi şart !Makamını çadıra taşıdı !Kadın kendini en iyi bu yaşta tanıyor..TEK HEDEF 3 PUAN
WikiLeaks belgelerine göre, Gülen hareketi ABD yetkilileri arasında giderek artan bir endişe kaynağı oluşturuyor. İnternet sitesi Canada Free Press’in haberine göre, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, 2009’da yazdığı bir kriptoda, Fethullah Gülen hareketinin “Türk hükümetinin kontrolünü ele geçirdiğini ve giderek artan şekilde İsrail ve ABD karşıtı haline gelen politikaları dikte ettirdiğini” vurguladı.
Bahçeli, 1995 yılından itibaren 6 ayrı tarihte MHP’nin 2023 vizyonuna ilişkin belgeli açıklamalarını CD haline getirtti. “O zaman ortada AKP bile yoktu” dedi.Bahçeli, 1995, 1997, 1998, 1999, 2000 ve 2011 yıllarında ‘MHP’nin 2023 vizyonu’ vurgusu yaptığını belgeleriyle açıkladı.
MHP lideri Devlet Bahçeli ile “2023 Lider Ülke Türkiye” vizyonu konusunda Başbakan Erdoğan arasında kavga yaşanıyor. Erdoğan’ın Ak Parti Seçim Beyannamesi’ni “Türkiye hazır, hedef 2023” vizyonuyla açıklayarak, patentinin kendilerinde olduğunu söylemesine sert tepki gösteren Bahçeli, 1995’ten itibaren 6 ayrı tarihte MHP’nin 2023 vizyonuna ilişkin belgeli açıklamalarını CD haline getirtti. Bahçeli, “1995’te 2023 vizyonunu açıkladığımızda ortada AKP bile yoktu” dedi. CD’de, “siyasi sermayesi tükenen Erdoğan’ın Bahçeli’nin ortaya koyduğu 16 yıllık projeye mal bulmuş mağribi gibi saldırdı” ifadesine yer verildi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Peygamberimiz'in (sav), hayatından almasını bildikten sonra çok önemli dersler olduğunu söyledi.
Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle bir mesaj yayınlayan Bahçeli, Peygamberimiz'in (sav), kaynağının hiç kesilmeyecek rahmet ve mağfiret pınarı olarak yeryüzünü şereflendirmesinin miladi 1440'ncı yılını karşılamanın eşsiz bir kıvancını yaşadıklarını belirtti. "İnsanlığa bir güneş gibi doğan Resulullah'ın (sav), kutlu ve kutsal mesajlarının daha kapsamlı ve derinlemesine idrak edilmesi gereken bir zaman diliminden geçiyoruz. " diyen Bahçeli, Peygamberimiz'in (sav) 'Tevhid' çağrısı ile insanların gönlüne girdiğini, kalpleri hidayet huzuru ile dinginliğe eriştirdiğini vurguladı.
OECD'nin raporuna göre Türkiye işsizlik, yoksulluk ve doğurganlıkta dünya lideri oldu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın genel seçimler elindeki en büyük kozu olarak gösterilen büyüme rakamları OECD'nin raporuna yansımadı. Erdoğan sık sık Türkiye'deki ekonomik büyümeye ve alım gücündeki artışa dikkat çekerken, OECD'nin açıkladığı raporda Türkiye dünyanın en yoksul 3 ülkesi arasına girdi. Gelir dağılımındaki eşitsizlikte ise Şili ve Meksika'nın yanında yer aldı.
"Bir Bakışta Toplum" raporunda OECD'nin sıraladığı en yüksek gelir eşitsizliğine sahip ülkeleri Şili, Meksika ve Türkiye olarak sıralandı. Rapora göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında en düşük istihdam oranına sahip ülke konumunda bulunuyor. Kıskanacağımız ülkelerin başında ise Slovenya geliyor.
Gülen Efendi Bahçeli’nin Elini Havada Bırakmıştır!
MHP ile Gülen cemaati arasında sert söylemlerle yürüyen kavganın tarihi AKP iktidarını koşulsuz desteklemeyi kendisine cemaatin misyon edinmesiyle aynı tarihe denk düşer. “Bütün siyasi partilere eşit mesafedeyiz” söylemini bir kenara bırakarak, AKP’nin savunuculuğuna soyunan ve bu süreç içinde MHP’ye de bir kısım eski ülkücü sıfatını taşıyan isimler üstünden ayar vermeye kalkan Gülen cemaati, MHP tarafından da sert bir dille eleştirilmişti. Özellikle Referandum sürecinde “evet” oyu için “ölülerin bile mezardan kalkıp oy kullanmasını” talep edecek kadar aşırıya giden, geçmişteki kendi söylemleriyle çelişen Gülen, “AKP’nin cemaati” olduğunu bir kez daha göstererek, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin siyasi eleştirilerine haklılık kazandırmıştı. Bu sebeple de ABD’nin “Ilımlı İslam” yoluyla Türkiye’nin dönüştürülmesi projesine AKP’den daha çok sahip çıkan Gülen “Okyanus ötesindeki vaiz” olarak anılmaya başlanmıştı. 8 yıllık AKP iktidarının her yaptığını öven, onu eleştiren her kesimi ise hedef tahtasına yerleştirerek eleştiren, yaftalayan, demokrasi düşmanı ilân eden, belden aşağı vurarak siyasi itibarını sıfırlamaya gayret gösteren Gülen cemaati süreç içinde bir cemaat değil siyasi bir figür halini alarak eleştirilerin odağı olmayı da göze almıştı.
SS ve YGS'de yaşanan skandallar MHP MYK Üyesi Lütfü Türkkan'ı korkutmaya yetti. Türkkan, 12 Haziran'da yapılacak seçim sonuçlarından endişeli... YGS'de yaşanan şifre skandalı ve ardından gelen inandırıcılığı düşük savunmalar, MHP'yi derin endişeye sevketti. MHP'nin o endişelerini ise parti MYK üyesi Lütfü Türkkan dillendirdi.. Türkkan'a göre YGS'de yapılan hataların 12 Haziran seçimlerinde yaşanması ihtimal dahilinde.. Türkkan "Neden olmasın ki" dedi ve kafasını kurcalayan o endişeleri şöyle dile getirdi:
"2010 yılında yapılan Devlet kurumlarında işe girmek isteyen yaklaşık 800 bin kişiyi ilgilendiren Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda yapılan toplu kopya skandalının ardından, geçen haftalara yapılan ve 1.5 milyon öğrencinin girdiği Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda da şifreleme yöntemiyle kopya uygulandığı iddia ediliyor. Hal böyleyken 12 Haziran 2011 seçim sonuçlarına nasıl güveneceğiz. YGS'deki gibi bir hile yapılmayacağı ne malum."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TÜSİAD'ın anayasa değişikliği raporuna ilişkin, 'Basiretli, vatansever, istihdam yaratan, eli öpülen iş adamlarına sesleniyorum bu maskaralıktan ya TÜSİAD'ı kurtarın veya TÜSİAD'ı temsilden vazgeçin. Vatanseverlere, milliyetçilere sesleniyorum TÜSİAD'ın yöneticisi olan Boyner ailesinin mallarını almaktan, kullanmaktan vazgeçin, protesto edin.' dedi.
Bahçeli, Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde belediye tarafından inşa edilen tesislerin açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin milli devlet, üniter yapı ve toprak bütünlüğü açısından çok riskli bir tehdit altında olduğunu.' söyledi. Ülkenin önemli bir kesiminde bölücü terörün yaygınlaştığını ve devletin buradaki kontrolünü kaybettiğini savunan Bahçeli, şöyle devam etti: 'Bunların hepsine çanak tutan kim? Adalet ve Kalkınma Partisi'nin İçişleri Bakanı olan zat, demokratik açılım zırvasıyla ülkeyi yıkıma götüren zat. Şimdi ise sessiz. Polisi tokat yiyor, polisin arabası tahrip oluyor, polis panzerinin üstüne bir Belediye Başkanı çıkıyor, sesi çıkmıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ak Parti Hükümeti uygulamaları ve adli yargı süreçleriyle ilgili yaşanan gelişmelerin, ciddi bir huzursuzluk kaynağı haline geldiğini savundu. Son olarak dava süreçlerinin ilahiyat fakültelerinin hocalarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin, endişeleri artırdığını savundu. Bahçeli, şöyle dedi: ”Bu uygulamaların kasıtlı ve bilinçli bir şekilde bir merkezden yönetildiği, Fethullah Gülen Hoca ve cemaatinin, bunların arkasında olduğu düşüncesi yaygınlaşmıştır. Bu gelişmeler Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ve cemaatini, zan ve töhmet altında bırakmaktadır. Bu konudaki gerçeklerin bir an önce inandırıcı biçimde ortaya konulması ve kamuoyundaki endişe ve tereddütlerin giderilmesi bu bakımdan önem taşımaktadır. Hiç kimseyi haksız yere suçlamak veya şaibe altında bırakmak niyetinde olmadığımızı herkes çok iyi bilmelidir. Fethullah Gülen Hocaefendi yurt dışındadır. Türkiye’deki cemaatin bu konuda bir dahli varsa, Hocaefendi’nin cemaat üzerinde tam olarak etki ve kontrol icra edemediği, bilgisi ve iradesi dışında bazı unsurların bu işlere karışmış olacağı bir ihtimal olarak karşımızdadır. Diğer akla gelen husus ise Türkiye’deki cemaatin başka odaklar tarafından yönlendiriliyor olabileceğidir. Her iki ihtimal de çok vahimdir. Bu durum karşısında Türkiye’nin geleceği bakımından ve Fethullah Gülen Hocaefendi ve cemaatinin zan altında kalmaması ve yıpranmaması düşüncesiyle Hocaefendi’nin, bu konuda sessiz kalmayarak inisiyatif almasının, tavır koymasının gerekli olacağı düşünülmektedir.”